Spiral – Video Transkripsiyonu

─░├ž D├╝nyalar, D─▒┼č D├╝nyalar – B├Âl├╝m 2: Spiral

Video Transkripsiyonu

Pitagoras├ž─▒ filozof Platon, gizemli bir ┼čekilde evrendeki b├╝t├╝n s─▒rlar─▒ birle┼čtiren, alt─▒n bir anahtar─▒n varl─▒─č─▒ndan s├Âz etmi┼čtir. B├╝t├╝n ke┼čiflerimiz boyunca, defalarca d├Ân├╝p dola┼č─▒p varaca─č─▒m─▒z alt─▒n anahtar budur. Bu alt─▒n anahtar Logos’un zekas─▒, yani ilksel Om’un kayna─č─▒d─▒r. Bunun Tanr─▒’n─▒n zihni oldu─čunu s├Âyleyebiliriz. K─▒s─▒tl─▒ al─▒glar─▒m─▒zla, yaln─▒zca ├Âzbenzerli─čin gizli mekanizmas─▒n─▒n d─▒┼čsal belirtilerini g├Âzlemleyebiliyoruz. Bu kutsal simetrinin kayna─č─▒, varl─▒─č─▒m─▒z─▒n en b├╝y├╝k gizemidir. Pisagor, Kepler, Leonardo da Vinci, Tesla ve Einstein gibi tarihin an─▒tsal d├╝┼č├╝n├╝rlerinin bir├žo─ču bu gizemin e┼či─čine kadar gelebilmi┼člerdi. Einstein, ”Deneyimleyebilece─čimiz en g├╝zel ┼čey gizemli oland─▒r. O, t├╝m ger├žek sanat ve bilimin kayna─č─▒d─▒r. Bu duyguya yabanc─▒ olan, zaman zaman merak i├žinde duraklayarak i├žinde esrik bir hu┼ču duymayan her kimse, bir ├Âl├╝ say─▒l─▒r. ├ç├╝nk├╝ g├Âzleri kapal─▒d─▒r,” demi┼čtir.
Bir├žok farkl─▒ dilde yaz─▒lm─▒┼č bir s├╝r├╝ kitapla dolu bir k├╝t├╝phaneye ilk kez ad─▒m atan birer ├žocuktan farks─▒z─▒z. Bu ├žocuk, kitaplar─▒ birilerinin yazm─▒┼č olmas─▒ gerekti─čini bilir. Ancak bunu nas─▒l yapt─▒─č─▒n─▒ bilmez. Yaz─▒lm─▒┼č olduklar─▒ dili anlamaz. ├çocuk belli belirsiz de olsa, kitaplar─▒n dizili┼činde gizemli bir ├Âr├╝nt├╝ oldu─čunu fark eder ama, bu ├Âr├╝nt├╝n├╝n ne oldu─čunu bilmez. Bana g├Âre, en zeki insan─▒n bile Tanr─▒’ya olan yakla┼č─▒m─▒ bu ┼čekildedir. Fevkalade bir bi├žimde d├╝zenlenmi┼č ve belirli kurallara boyun e─čen bir evren g├Âr├╝yoruz. S─▒n─▒rl─▒ ak─▒llar─▒m─▒z tak─▒m y─▒ld─▒zlar─▒ hareket ettiren gizemli g├╝c├╝ idrak edemiyor. Evrenin derinliklerine bakan her bilimadam─▒ ve kendi derinliklerine bakan her mistik, sonunda ayn─▒ ┼čeyle y├╝z y├╝ze gelir: ─░lksel sarmal.
Sarmal, Stonehenge’deki antik g├Âzlemevinin in┼čas─▒ndan bin y─▒l kadar ├Ânce, D├╝nya gezegegindeki en bask─▒n sembold├╝. Yerk├╝renin her bir yan─▒nda antik sarmallara rastlanabilir. Bu gibi antik spirallerin binlercesi Avrupa, Kuzey Amerika’daki New Mexico, Utah, Avusturalya, ├çin, Rusya K─▒sacas─▒ D├╝nyadaki yerli k├╝lt├╝rlerin t├╝m├╝nde. Antik sarmallar b├╝y├╝me, geni┼čleme, g├╝ne┼č ve semalar─▒n bar─▒nd─▒rd─▒─č─▒ kozmik enerjiyi sembolize eder. Sarmal ┼čekil, gittik├že yay─▒lan evrenin makrokozmosunu yans─▒t─▒r. Yerli geleneklerde sarmal, enerjisel kaynak; yani ─░lksel Ana’yd─▒. ─░rlanda, Newgrange’deki cilal─▒ ta┼č devrine ait sarmallar─▒n tarihi, be┼č bin y─▒l ├Âncesine uzan─▒r. Bu sarmallar Giza’daki B├╝y├╝k Piramit’ten be┼č y├╝z y─▒l daha eskidir. ve modern g├Âzlemciler i├žin en az piramitler kadar gizemlidir.
Spiral ┼čekil, insanlar─▒n tarihte D├╝nya gezegeni, yani do─čan─▒n d├Âng├╝leri ve sarmallar─▒ ile daha s─▒k─▒ bir ba─č i├žinde olduklar─▒ zamanlara kadar uzan─▒r. ─░nsan ─▒rk─▒n─▒n d├╝┼č├╝ncelerle tan─▒mlanmad─▒─č─▒ bir zamana kadar. Sarmal; evrenin torku olarak al─▒glad─▒─č─▒m─▒z ┼čeydir. Prana, ya da yarat─▒c─▒ g├╝├ž, Aka┼ča’y─▒ d├Ând├╝rerek onu bir kat─▒ form ortam─▒na d├Ân├╝┼čt├╝r├╝r. Makrokozmos ile mikrokozmos aras─▒ndaki b├╝t├╝n seviyelerde, sarmal, galaksilerden… iklim sistemlerine… k├╝vetinizdeki suya… DNA’n─▒za… kendi enerjinizi do─črudan deneyimlemenize kadar, her ┼čeydedir. ─░lksel Sarmal bir d├╝┼č├╝nce de─čil, aksine b├╝t├╝n ko┼čullar ve d├╝┼č├╝nceleri m├╝mk├╝n k─▒lan ┼čeydir.
Do─čada ├že┼čitli t├╝rde sarmal ve helezonlara rastlan─▒r. Salyangozlar, Deniz mercanlar─▒, ├ľr├╝mcek a─člar─▒, Fosiller, Denizatlar─▒n─▒n kuyruklar─▒, Ve deniz kabuklar─▒. Do─čada bulunan sarmallar─▒n ├žo─ču logaritmik sarmallar. olarak g├Âzlemlenebilir. Sarmal b├Âlmeleri, merkezden uzakla┼čt─▒─č─▒n─▒z ├Âl├ž├╝de ├╝ssel olarak geni┼čler. Indra’n─▒n m├╝cevher a─č─▒ gibi logaritmik sarmallar da her bir par├žan─▒n karakteristi─čini, b├╝t├╝ne yans─▒tan bir bi├žimde holograf─▒k yani ├Âzbenzerdir.
2400 y─▒l ├Ânce Antik Yunan’da ya┼čayan Platon, s├╝rekli bir geometrik orant─▒n─▒n, evrendeki en derin kozmik ba─č oldu─čunu d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝. Alt─▒n oran, ya da kutsal orant─▒, do─čan─▒n en b├╝y├╝k s─▒rr─▒yd─▒. Alt─▒n oran; A + B’nin A’ya olan oran─▒n─▒n, A’n─▒n B’ye olan oran─▒yla e┼čitlenmesi olarak a├ž─▒klanabilir. Platon’a g├Âre D├╝nya’n─▒n ruhu, tek bir ahenkli t─▒n─▒ olu┼čturmak ├╝zere birbirine ba─član─▒r. Bir deniz y─▒ld─▒z─▒ ya da bir bamya kesitinde g├Âr├╝len be┼č k├Â┼čeli ┼čekil, Ven├╝s gezegeninin sekiz y─▒ll─▒k bir s├╝re├ž i├žinde, gece g├Â─č├╝nde ├žizdi─či ┼čekille ayn─▒d─▒r. Yukar─▒daki anla┼č─▒labilir ┼čekillerin d├╝nyas─▒ ile a┼ča─č─▒daki g├Âr├╝n├╝r madde d├╝nyas─▒, bu geometrik ├Âzbenzerlik ilkesine g├Âre hareket eder. Logaritmik sarmallara, Romanesco brokolinin ├Âzbenzer ├Âr├╝nt├╝s├╝nden, galaksilerin kollar─▒na kadar, bir├žok yerde arketipik bir desen olarak rastlan─▒r. Galaksimiz Samanyolu’nun, yakla┼č─▒k 12 derece kadar e─čimli birer logaritmik sarmal olu┼čturan birka├ž spiral kolu vard─▒r.
Sarmal─▒n e─čimi ne kadar b├╝y├╝kse, burgular o kadar s─▒k─▒ olur. H─▒zland─▒r─▒lm─▒┼č ├žekimde, bir bitkinin b├╝y├╝mesini izlerseniz, onun, ya┼čam─▒n sarmal─▒yla yapt─▒─č─▒ dansa tan─▒kl─▒k edersiniz. Alt─▒n sarmal, Alt─▒n Oran katsay─▒s─▒na g├Âre b├╝y├╝yen bir logaritmik sarmala verilen add─▒r. Alt─▒n Oran, do─čada s├╝rekli kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kan, ├Âzel bir matematiksel ba─č─▒nt─▒d─▒r. G├Âzlemlenebilen ├Âr├╝nt├╝, Fibonacci serisi ya da, Fibonacci dizisi olarak adland─▒r─▒lan diziyi takip eder. Fibonacci dizisindeki her bir say─▒, bir ├Ânceki iki say─▒n─▒n toplam─▒d─▒r.
Alman matematik├ži ve g├Âkbilimci Kepler, ├Âzbenzer sarmal ├Âr├╝nt├╝lerin, yapraklar─▒n a─ča├ž g├Âvdelerindeki yerle┼čimlerinde g├Âzlemlenebilece─čini ke┼čfetti. Ya da ├ži├žeklerin k├╝├ž├╝k floretleri ve ta├ž yapraklar─▒nda. Leonardo da Vinci, yapraklar─▒n aras─▒ndaki bo┼čluklar─▒n genellikle sarmal yap─▒da olduklar─▒n─▒ g├Âzlemledi. Bu yap─▒ya ”phyllotaxis” ├Âr├╝nt├╝leri, ya da yaprak d├╝zen ├Âr├╝nt├╝s├╝ denir. Phyllotaxis d├╝zeni, kendi kendini organize eden DNA n├╝kleotidlerinde ve hatta ├╝reyebilen tav┼čanlar─▒n soy a─ča├žlar─▒ndan, ├žam kozalaklar─▒na… kakt├╝slere… kar tanelerine ve diyatomeler gibi basit organizmalara kadar her yerde g├Âzlemlenebilir. Diyatomeler, f─▒toplanktonlar─▒n en s─▒k rastlanan t├╝rlerinden biridir; besin zincirindeki say─▒s─▒z t├╝re besin sa─člayan, tek h├╝creli organizmalar.
Bir ay├ži├že─či ya da ar─▒ olmak i├žin ne kadar matematik bilmeniz gerekir? Do─ča brokoli yeti┼čtirmek i├žin f─▒zik b├Âl├╝m├╝ne dan─▒┼čmaz. Do─čan─▒n yap─▒s─▒ kendili─činden olu┼čur. Nanoteknoloji alan─▒nda ├žal─▒┼čan bilimadamlar─▒, DNA olu┼čumunun alt─▒gen ba┼člang─▒├ž faz─▒ gibi karma┼č─▒k yap─▒lar─▒n olu┼čum s├╝re├žlerine, ├Âztoplanma ad─▒ verirler. Nanoteknoloji m├╝hendisli─činde kullan─▒lan karbon nanot├╝pleri, kullan─▒lan malzemelerle benzerlik g├Âsteren bir d├╝zende olu┼čturulur. Do─ča bu t├╝r geometrik d├╝zenlemeleri hi├ž yorulmadan, tekrar tekrar yapar. Kendili─činden. Hesap makinesi kullanmadan. Do─ča kesin ve tam verimlidir. ├ťnl├╝ mimar ve yazar Buckminster Fuller’a g├Âre bu ├Âr├╝nt├╝ler, zaman-mekan’─▒n bir fonksiyonudur.
DNA ve bal petekleri, bir baloncu─čun yuvarlak olmas─▒n─▒n sebebiyle ayn─▒ sebepten dolay─▒ kendi ┼čekillerine sahiptir. Bu, ├╝stlenilecek olan g├Ârev i├žin en az enerjiyi gerektirecek olan ┼čekildir. Uzay─▒n da bir bi├žimi vard─▒r ve madde kendili─činden, en y├╝ksek verimi sa─člayacak ┼čekle girdi─činden, yaln─▒zca belirli bi├žimlerin olu┼čmas─▒na izin verir. Bu ├Âr├╝nt├╝ler, geodezik kubbeler gibi mimari yap─▒lar─▒ olu┼čturmak i├žin bilinen en g├╝├žl├╝ ve etkili yoldur. Logaritmik sarmal ├Âr├╝nt├╝ler, b├Âceklerin polenleme yapabilmeleri, ├ži├žeklerin g├╝n ─▒┼č─▒─č─▒ ve ya─čmur alabilmeleri, k├Âklerine sarmallar halinde su g├Ânderebilmeleri i├žin maksimum a├ž─▒kl─▒k ve etkiyi sa─člar. Avc─▒ ku┼člar bir sonraki yiyeceklerini avlamak i├žin logaritmik sarmal ├Âr├╝nt├╝leri kullan─▒r. Bir sarmal ┼čeklinde u├žmak, avlanman─▒n en etkili yoludur.
Ki┼činin, Aka┼ča’y─▒ maddesel forma d├Ân├╝┼čt├╝ren ya┼čam sarmal─▒n─▒ g├Ârebilme kabiliyeti, do─čadaki g├╝zellik ve simetriyi g├Ârebilme yetisine ba─čl─▒d─▒r. ┼×air William Blake, ”Bitki evreni, D├╝nyan─▒n merkezindeki sonsuzlu─ča uzanan bir ├ži├žek gibi a├ž─▒l─▒r,” demi┼čtir. ”Y─▒ld─▒zlardan, d├╝nyevi kabu─ča kadar uzan─▒r ve orada yeniden hem i├žinde, hem de d─▒┼č─▒ndaki sonsuzlukla kavu┼čur.”
Do─čadaki ├Âr├╝nt├╝lerin incelenmesi Bat─▒’da pek bilinen bir ┼čey de─čildir. Antik ├çin’de bu bilime ”Li” ad─▒ verilmi┼čtir. Li do─čadaki dinamik d├╝zeni ve ├Âr├╝nt├╝y├╝ temsil eder. Ancak bu bir mozaik gibi durgun, donuk ya da de─či┼čmez olarak g├Âr├╝len bir ├Âr├╝nt├╝ de─čildir. Bu b├╝t├╝n canl─▒lar─▒ b├╝r├╝yen dinamik bir ├Âr├╝nt├╝d├╝r. Yapraklar─▒n damarlar─▒, kaplumba─čalar─▒n lekeleri ve kayalar─▒n i├žindeki damars─▒ yollar do─čan─▒n gizli dili ve sanat─▒n─▒n birer yans─▒mas─▒d─▒r. Labirent, bir├žok Li ├Âr├╝nt├╝s├╝nden biridir. Mercan yap─▒lar─▒nda, kuzumantar─▒ gibi mantarlarda, lahanalarda ve insan beyninde g├Âr├╝l├╝r. H├╝cre ├Âr├╝nt├╝s├╝, do─čada yayg─▒n olarak g├Âr├╝len ├Âr├╝nt├╝lerden biridir. Pek ├žok farkl─▒ h├╝cresel yap─▒ ├že┼čidi vard─▒r ancak, hepsi ama├žlar─▒ ve g├Ârevleri do─črultusunda belirlenmi┼č benzer bir d├╝zene sahiptir. ┼×ekillerin s├╝regelen oyunlar─▒ kar┼č─▒s─▒nda b├╝y├╝lenmek kolayd─▒r. ama en ilgin├ž olan─▒, belirli prototipik yap─▒lar─▒n, do─čan─▒n kuma┼č─▒na dokunmu┼č olmalar─▒d─▒r.
Dallanma ├Âr├╝nt├╝s├╝, her seviyede ve b├╝t├╝n fraktal ├Âl├žeklerde g├Âzlemlenebilen Li ├Âr├╝nt├╝leri ya da prototipik ├Âr├╝nt├╝lerden biridir. Mesela ┼čuna bak─▒n; ”millenium run” olarak bilinen bir s├╝perbilgisayar sim├╝lasyonuna ait olan bu inan─▒lmaz g├Âr├╝nt├╝, karanl─▒k maddenin yerel evrendeki da─č─▒l─▒m─▒n─▒ g├Âsteriyor. Bu g├Âr├╝nt├╝, Almanya’daki Max Planck Toplulu─ču taraf─▒ndan yarat─▒ld─▒. Karanl─▒k madde, daha ├Ânceleri bo┼č uzay oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z ┼čeyin ta kendisi. T─▒pk─▒ t├╝m evreni kaplayan g├Âr├╝nmez bir sinir sistemi gibi. Evren kelimenin tam anlam─▒yla devasa bir beyini and─▒r─▒yor. S├╝rekli bir bi├žimde, bilimin hen├╝z anlamaya ba┼člad─▒─č─▒, karanl─▒k ya da gizli bir t├╝r enerji kullanarak d├╝┼č├╝n├╝yor. Ak─▒l almaz bir enerji, bu u├žsuz bucaks─▒z a─č─▒n i├žinde hareket ederek, evrenin geni┼člemesi ve b├╝y├╝mesi i├žin gerekli olan momentumu sa─čl─▒yor. Do─ča, bunun i├žin gerekli ko┼čullar─▒ sa─člad─▒─č─▒m─▒zda, kendili─činden dallanma ├Âr├╝nt├╝leri olu┼čturur. Do─ča bir sanat makinesi, durmadan g├╝zellik yaratan bir motor gibi. Burada, g├╝m├╝┼č kristal dallar olu┼čturmak ├╝zere elektrik enerjisi kullan─▒l─▒yor. Dallar birka├ž saatte olu┼čtu─čundan g├Âr├╝nt├╝ler h─▒zland─▒r─▒lm─▒┼č. ─░yonlar bir g├╝m├╝┼č nitrat ├ž├Âzeltisi i├žinde elektrolit olarak biriktirilirken, al├╝minyum katodunda kristaller olu┼čuyor.
Olu┼čum kendili─činden organize oluyor. Do─čan─▒n kendisi taraf─▒ndan olu┼čturulan bir sanat eserine bakmaktas─▒n─▒z. Johann Wolfgang Von Goethe ”G├╝zellik, aksi durumda bizden sonsuza kadar saklanacak olan gizli do─ča kanunlar─▒n─▒n bir tezah├╝r├╝d├╝r,” demi┼čtir. Bu anlamda, do─čadaki her ┼čey canl─▒d─▒r ve kendi kendini organize eder. Daha y├╝ksek bir voltaj kullan─▒ld─▒─č─▒nda fraktal dallanma daha da belirginle┼čir. Bu ger├žek zamanl─▒ bir g├Âr├╝nt├╝. A─čaca benzer yap─▒ ve ├Âr├╝nt├╝ler insan v├╝cudunun her b├Âlgesinde g├Âzlemlenebilir. Bunlardan biri, elbette Bat─▒ t─▒bb─▒n─▒n da bildi─či ├╝zere sinir sistemidir. Ancak ├çin ve T─▒bet t─▒bb─▒ ile Ayurvedik t─▒pta enerji meridyenleri, insan v├╝cudunun i┼člevlerini anlamak i├žin gerekli olan temel ├Â─čedir. ”Nadi” ya da enerji meridyenleri, a─čaca benzer yap─▒lar olu┼čturur. ├çakra ya da nadiler bir otopsi s─▒ras─▒nda g├Âzlemlenemez ancak bu var olmad─▒klar─▒ anlam─▒na gelmiyor. Bakabilmeniz i├žin ara├žlar─▒n─▒z─▒ ar─▒tman─▒z gerekir. ├ľncelikle kendi zihninizi susturmay─▒ ├Â─črenmelisiniz. Ancak o zaman bu ┼čeyleri kendi i├žinizde g├Âzlemlemeye ba┼člars─▒n─▒z. Elektrik teorisinde, bir telin direnci ne kadar d├╝┼č├╝kse, enerjiyi o kadar kolay ta┼č─▒yabilir. S├╝kuneti meditasyon vas─▒tas─▒yla ilerletti─činizde bu durum v├╝cudunuzda bir mukavemetsizlik hali yaratr.
Prana, ya da ‘ki’, ya da i├žsel enerji, k─▒saca i├žsel canl─▒l─▒─č─▒n─▒zd─▒r. Bilincinizi v├╝cudunuza y├Âneltti─činizde hissetti─činiz ┼čeydir. V├╝cudunuzda Prana’y─▒ ta┼č─▒yan hassas kanallar, yani nadiler, gittik├že ├žakralara daha fazla pranik enerji ta┼č─▒yabilmeye ba┼člar. Kablolar─▒n─▒z siz onlar─▒ kulland─▒k├ža ve enerjinin akmas─▒na izin verdik├že g├╝├žlenir. Bilin├ž nereye yerle┼čtirilirse ‘ki’ ya da enerji, oraya akmaya ba┼člar ve f─▒ziksel ba─člant─▒lar tomurcuk verir. Beyin ve sinir sistemindeki f─▒ziksel hat ├Âr├╝nt├╝leri tekrarlama ile yap─▒land─▒r─▒l─▒r. Dikkatinizi s├╝rekli olarak i├žinize y├Ânelterek, ve deneyimlemekte oldu─čunuz alg─▒lara olan direncinizi d├╝┼č├╝rerek enerji kapasitenizi y├╝kseltirsiniz.
Taoculukta yinyang sembol├╝, do─čan─▒n sarmal g├╝├žlerinin, birbirleri i├žine n├╝fuz edi┼čini temsil eder. Yinyang ne ikilidir, ne de tektir. Antik ”hara” kavram─▒ bir yinyang ya da bir girdap ile belirtilir. Bu, g├Âbek deli─činin alt─▒nda konumlanm─▒┼č olan g├╝├ž merkezidir. Hara tam olarak deniz ya da enerji okyanusu anlam─▒na gelir. Hara, ├çin’de ‘alt dantien’ olarak adland─▒r─▒l─▒r. Asya k├Âkenli savunma sanatlar─▒n─▒n bir├žo─čunda, g├╝├žl├╝ bir haraya sahip olan sava┼č├ž─▒n─▒n yenilmez oldu─ču s├Âylenir. Samuray gelene─činde ‘seppuku’, di─čer bir deyi┼čle intihar adetlerinden biri ├žo─čunlukla yanl─▒┼č telafuz edilen ”hara kiri”ydi. Bir ki┼činin haras─▒n─▒ delmesi, dolay─▒s─▒yla ‘ki’ ya da enerji kanal─▒n─▒ kesmesi anlam─▒na gelir. Enerji merkezi odakl─▒ hareketler yaln─▒zca savunma sanatlar─▒nda de─čil, usta golf├ž├╝lerde, oryantal dans├Âzlerde, ve Semah d├Ânen dervi┼člerde de dengeli ve zarif hareketleri meydana getirir. Bu, haran─▒n ├Âz├╝ olan tek noktal─▒, disiplinli bilincin, kas─▒rgan─▒n merkezindeki durgunlu─čun geli┼čtirilmesidir. Bu, ki┼činin kendi enerji kayna─č─▒yla olan ba─člant─▒s─▒ sebebiyle hissetti─či i├žg├╝d├╝d├╝r. Haras─▒ iyi durumda olan bir ki┼či D├╝nya ve t├╝m varl─▒klar─▒ birbirine ba─člayan sezgisel bilgelik ile ili┼čki i├žindedir. Karn─▒n─▒zla d├╝┼č├╝nmek, ”hara de kanganasaii” i├žsel bilgeli─činizden faydalanmakt─▒r.
Eski Avusturalya yerlileri de ayn─▒ b├Âlgeye, b├╝y├╝k g├Âkku┼ča─č─▒ y─▒lan─▒n─▒n sarmal bir bi├žimde bekledi─či alt kar─▒na odaklanm─▒┼člard─▒r. ─░nsan ─▒rk─▒n─▒n evrimsel enerjisinin, bir ifadesi daha. Yeni bir ya┼čam─▒n harada ba┼člamas─▒ tesad├╝f de─čildir. Kimi zaman, ”ba─č─▒rsak beyin” olarak adland─▒r─▒lan enterik sinir sistemi t├╝m n├Âronlar─▒ ve n├Ârotransmiterleri ile kafadaki beyne benzer bir ┼čekilde karma┼č─▒k bir ba─člant─▒ matrisi olu┼čturabilir. Ba─č─▒ms─▒z bir bi├žimde hareket edebilir, yani kendi zekas─▒na sahiptir. “Ba─č─▒rsak beyine”, kafadaki beyinin fraktal bir versiyonu ya da “kafadaki beyine”, ba─č─▒rsak beyinin fraktal bir versiyonu diyebiliriz. Sa─čl─▒kl─▒ bir ay─▒ g├╝├žl├╝ bir haraya sahiptir. Bir ay─▒ yiyecek ot bulmak i├žin nereyi arayaca─č─▒n─▒ biliyorsa, hisleri ile hara, ya da karn─▒nda konumlanm─▒┼č olan ‘ki’nin hareketini izliyor demektir. Bu, ay─▒n─▒n “r├╝ya locas─▒” ile olan ba─č─▒d─▒r. (yerli geleneklere g├Âre t├╝m bilginin ya┼čam sarmal─▒na geldi─či yer.)
Peki, modern bilim sarmal─▒n ├Ânemini hen├╝z anlamaya ba┼člam─▒┼čken, eski insanlar bunu nereden bilmi┼člerdi? Ar─▒lara sorun, ├ž├╝nk├╝ onlar sevmeyi unutmad─▒lar. G├╝zellik ve ├že┼čitlili─čin geli┼čmesine yard─▒mc─▒ olan ar─▒lar, simbiyotik bir sistemin par├žas─▒ olduklar─▒ndan, kaynak ile ├žok ├Âzel bir ba─ča sahiptirler. Onlar makrokozmos ile mikrokozmos aras─▒ndaki k├Âpr├╝lerden biridir. Her birini ba─člayan tek bir kalp, deyim yerindeyse tek bir kovan iradesi vard─▒r. Kovan, t─▒pk─▒ a├ž─▒k bir beyin gibi r├╝yalar─▒n─▒ ger├žek olmalar─▒ i├žin, d├╝nyaya g├Ânderir. Do─čadaki yarat─▒klar nas─▒l ahenk i├žinde davranacaklar─▒n─▒, nas─▒l tek bir ruh ile, tek bir y├Ânde hareket edeceklerini bilirler. Elbette t├╝m├╝, etraf─▒ndaki di─čer t├╝rlere fayda sa─člamaz. ├ľrne─čin, ├žekirge yoluna ├ž─▒kan her ┼čeyi bir ├ž─▒rp─▒da yok eder. Bir ├žekirgenin, bir ├žekirge gibi davranmaktan ba┼čka ┼čans─▒ yoktur. Bir ar─▒ gibi bal yapamaz ya da bitkileri polenleyemez. Bir ├žekirgenin davran─▒┼člar─▒ serttir, ancak insanlar, istedikleri takdirde, bir ar─▒ ya da bir ├žekirge gibi davranmay─▒ se├žebilecekleri i├žin ├Âzg├╝nd├╝r. Bizler de─či┼čmek ve d├╝nya ile bulundu─čumuz etkile┼čimi manip├╝le etmekte ├Âzg├╝r├╝z. Simbiyotik olarak ya┼čayabilir… ya da bir parazit olmay─▒ se├žebiliriz.
Bug├╝n insanlar, ak─▒l ve mant─▒klar─▒ ile sarmal─▒ anlamaya ├žal─▒┼č─▒yor. Ancak bizleri ya┼čam sarmal─▒na ba─člayan ┼čey asla d├╝┼č├╝nce olmad─▒. Bizler her zaman birbirimize ba─čl─▒yd─▒k. D├╝┼č├╝nce, bizleri kimliklerimizdeki ayr─▒l─▒k il├╝zyonununun i├žine hapseden ┼čeydi. D├╝┼č├╝nce, ayr─▒l─▒─č─▒n yarat─▒m─▒d─▒r. K─▒s─▒tlanma deneyimi. D├╝┼č├╝nceyle hizaland─▒─č─▒m─▒z oranda, kaynaktan uzakla┼č─▒yoruz. D├╝┼č├╝nceye daha az y├Ânelik olan eski k├╝lt├╝rler kendilerini sarmal ile bug├╝n yapt─▒─č─▒m─▒zdan ├žok daha do─črudan ve ki┼čisel bir bi├žimde hizalam─▒┼člard─▒. Antik Hindistan’daki Kundalini kavram─▒, ki┼činin y─▒lana ya da helezona benzer bir ┼čekilde omurga boyunca y├╝kselen i├žsel enerjisini temsil eder. Hindistan’─▒n eski yoga gelenekleriyle ya┼čam─▒┼č insanlar─▒n i├žsel d├╝nyalar─▒, hara odakl─▒ k├╝lt├╝rlerde ya┼čayanlarla benzerlik g├Âsterirdi. Sarmal─▒n g├╝c├╝n├╝, buna tan─▒kl─▒k eden bilincinizle dengelemenin yolu, t├╝m evrimsel potansiyeliniz ile hizalanmakt─▒r.
Tomurcuklanarak, asl─▒nda olmak ├╝zere tasarland─▒─č─▒n─▒z ├žok y├Ânl├╝, ├Âzg├╝n varl─▒─ča d├Ân├╝┼čmek. ”─░da” di┼či kanal ya da ay kanal─▒ sa─č beyin ile, ve ”pingala” eril kanal ya da g├╝ne┼č kanal─▒ sol beyin ile ba─člant─▒l─▒d─▒r. Bu iki kanal dengelendi─činde enerji, omurgan─▒n merkezi boyunca, ├╝├ž├╝nc├╝ bir kanal olan Sushumna’ya akarak ├žakralara enerji verir ve ki┼činin evrimsel potansiyelinin tamam─▒n─▒ etkin hale getirir. ”├çakra” kelimesi, enerji tekerle─či anlam─▒na gelen Sanskrit├že bir kelimedir. Kundalini, bu insan ya┼čam─▒n─▒ meydana getiren ilksel sarmaldan ba┼čkas─▒ de─čildir. Bu normalde anlad─▒─č─▒m─▒zdan ├žok daha farkl─▒ bir enerji d├╝zenidir. T─▒pk─▒ hantal maddeden, en ince enerjilere do─čru uzanan bir k├Âpr├╝ gibi. Bu k├Âpr├╝ sizsiniz…
Kundalini, irade, ├žaba ve ihtilaf ile zorlanabilecek bir enerji de─čildir. Bu s├╝re├ž, bir ├ži├žek yeti┼čtirmeye benzetilebilir. ─░yi bah├ž─▒vanlar olarak yapabilece─čimiz tek ┼čey, topra─č─▒ ve uygun ko┼čullar─▒ haz─▒rlamak ve do─čan─▒n ak─▒┼č─▒n─▒ s├╝rd├╝rmesine izin vermektir. E─čer bir ├ži├že─či zaman─▒ndan ├Ânce a├žmaya zorlarsan─▒z, ona zarar verirsiniz. O kendi zekas─▒ ile, kendili─činden organize oldu─ču y├Ânde b├╝y├╝r. Sizi i├žinizdeki ger├žek titre┼čimsel do─čan─▒z─▒ deneyimlemekten al─▒koyan ┼čey, d─▒┼č d├╝nyaya sabitlenen egosal zihindir. Bilin├ž i├že y├Âneldi─činde, g├╝ne┼č ─▒┼č─▒nlar─▒ gibi davran─▒r ve i├žsel lotus b├╝y├╝y├╝p geli┼čmeye ba┼člar. ─░├žindeki Kundalini uyand─▒─č─▒nda, ki┼či her ┼čeyin ├Âz├╝ndeki sarmal─▒n m├╝hr├╝n├╝ g├Ârebilmeye ba┼člar. ─░├žte ve d─▒┼čtaki t├╝m ├Âr├╝nt├╝lerin ├Âz├╝ndeki. Bu sarmal, i├ž d├╝nyam─▒z ile d─▒┼č d├╝nyalar─▒n aras─▒ndaki ba─čd─▒r.